10 Eylül 2007 Pazartesi

Radikal İki: Beyaz yaramazlık

[Ahmet Tulgar’ın 1 Eylül BirGün’deki yazısını paylaşmak istedim. “Bir tekelci holding kuruluşu olarak Radikal’in bununla hiç de bağdaşmayan muhalif eki Radikal İki’nin (ki bence BirGün’den daha az muhalif olsa da atla deve değildir) varlığı nasıl mümkündür?” sorunu hakkında açılımlar öneriyor.]


Radikal gazetesi ile Radikal İki arasındaki mesafe sadece zamansal bir mesafe değildir. Yani 6 günlük bir mesafe değil. Radikal gazetesinden fikri olarak da mesafe alan Radikal İki, bu fikri mesafe sayesinde bir imgeye dönüştürür kendisini.

Yazı kadrosunda istihdam ettiği, en azından tolere ettiği, hayır, hayır, evet istihdam ettiği faşist, milliyetçi, neoliberal isimlere ve işletme açısından çekincesiz kullandığı kâr maksimize edici yöntemlere rağmen hâlâ kendisini sol olarak algılatmayı başaran Radikal'den, ana gazete Radikal'den, onun tam da bu sol algılanışına rağmen mesafe alarak, "ana Radikal'den bile yani" kendisini ayrı bir yere koyarak işte, Radikal İki bir imgeye dönüşür artık, dönüşümünü sağlar. Radikal İki, pazar günleri bir imge olarak ortaya çıkar ve tüketim sürecinde de yeni imgeler koyar ortaya.

YAZARLARI DA OKURLARI DA İMGE
Radikal İki'nin yazarları da okurları da imgedir. Yazarları Radikal İki'de yazdıkları için, okurları Radikal İki'yi okudukları için. Radikal İki, durmaksızın ve dokunduğu her gerçeklikten bir imgesellik üretir.

Radikal İki yazarı, Radikal İki'nin yayın yönetmeninin tersine holding medyasının bir yerinde bulduğu bir yarıktan başını çıkarmış biri değildir. Tam tersine bu yarıktan holding medyasına girmesine izin ve onay verilmiştir ve tam da bu izin kağıdı, onay ilanı sayesinde sözel bir güç ve iktidar kazanmıştır.

Radikal İki yazarı cazibesine holding medyasının bile kapılacağı denli derin fikirli bir entelektüel olarak sunar kendini okurlara. Sunulur. O denli sempatik ve manyetiktir ki yazdıkları, holding medyası bile kapılarını kapatamaz ona, kapatamamıştır.

Oysa hiç de öyle değildir gerçeklik. Holding medyası, Radikal İki'yi muhalif kimliğe dokunma arzusundan, muhalif kimliğe olan merakından çatlamamak için finanse, hatta sübvanse eder. Teliflerini düzenli olarak bankadan çektikçe, çekinecek hiçbir şey olmadığını gördüğü bu adamların ve kadınların yaramaz ama zeki çocuklar olduğuna kanaat getirir nihayetinde de ve rahatlar.

Radikal İki yazarı bir ölçüm aletidir neoliberal medya düzeninde. Liberalizminde nereye kadar gidebileceğini onda ölçer medya kapitalisti. Önce meraktan dokunduğu Radikal İki yazarının boyunu poşunu ölçmeye başlar bir süre sonra.

Radikal İki yazarı, okur nezdinde uyumsuz değil uyumlu olması hasebiyle çekicidir. Holding medyasının bir kenarına, bir tarafına uyması hasebiyle. Radikal İki okuru, Radikal İki yazarını, onda emekçilerin ya da ezilenlerin değil burjuvazinin yansımasını gördüğü için cazip bulur.

Radikal İki, okurunu rahatsız ederek ya da kışkırtarak değil, rahatlatarak kazanır. Muhalifliğin de piyasada bir kullanım ve değişim değerinin olduğunu, ikbale çıkması olası bir yol olduğunu, bir pazar ve pazar günü muhalefetinin de mümkün olduğunu hatırlatarak hafifletir okurunu.

Bu hafiflemiş okur Radikal İki yazarı için bir idealdir. Radikal İki yazarı, ana Radikal ile Radikal İki arasında bulduğu, karışladığı mesafeyi Sol'un eylem alanı sanar. Okurunu da bu eylem alanının militanı.

Elbette, Radikal İki'nin bütün imgeselliğine rağmen, ana Radikal'den aldığı mesafe, ana Radikal ile arasındaki mesafe gerçek bir mesafedir. Ve dar bir yerdir. Radikal İki, muhalefeti bu dar alana hapsederek okuruna bir özgürlük duygusu tattırır. Devrimci muhalefetin agorafobisinden kurtarıp, teskin eder onu.

POLİTİKA DEĞİL STİL ÖNERMEK
Radikal İki yazarı, bir ömürdür devrimcilik yapan, sosyalizm mücadelesi veren, başka bir dünya için çalışan sapasağlam insanları emekliliğe davet ederken, kendisi kendi dar alanında çalışmadan emekliliğin sefasını sürer. Okurlarına da aynısını önerir.

Radikal İki yazarı dar alanda kısa paslaşmalarla sisteme gol atacağını iddia eder. Ve oyunda kalır. Oyuna gelir. Radikal İki yazarının siyaset önerileri dar kalır, dar gelir Türkiye Sosyalist Hareketi'ne ama. Zaten Radikal İki de siyasi bir yayın değildir. Öyle tasarlanmamıştır. Radikal İki politika değil, stil önermek üzere tasarlanmıştır. Bir muhalif stili. Muhalefet stili. Bölüntülenişi, sayfaları arasındaki, konuları arasındaki mesafe, sunar bu stili Radikal İki okuruna. Yazarları değil. Yazarları gelip gider, stili kalır. Radikal İki imzaların pek de önemli olmadığı bir "life-style" dergisidir. Zaten başarılı yayın yönetmeni de elden geldiğince kalıcı olmasını istemez yazarlarının.

Radikal İki'nin ön sayfalarına konan yazarları fazla böbürlenmesinler. Radikal İki'nin stili asıl arka sayfalara doğru belirir. Solculuğu, devrimciliği snobe etmek o kadar da kolay olmadığı için, arka sayfalarda kitle kültürü ve hatta popüler kültür; şarkıcılar, filmler snobe edilir. O sayfalardan siyaset sayfalarına da, yazılarına da yansıması beklenir kibrin. Snobizmin. Umulur. Radikal İki snob bir imgedir. Bir kibir imgesidir. Mizanpajı da bu imgeye uygundur. Beyazı boldur. Agorafobisini böyle gizler. Steril duruşunu böyle sergiler. Radikal İki, holding bahçesindeki beyaz yaramazlıktır. Beyaz yaramazlığı sterilize edilmiş muhaliflerin.

Hiç yorum yok: